10/9/2009 - turkiya tatilimiz
 temmuz 4 cumartesi saat 12 evden yola ciktik esimle. avusturya siniri evimizin yani basinda.avusturyadan uzun bir yolculuktan sonra slovenya gumruk kapisi.Gece burada saat 1.30 dan sabahin 7 sine kadar kuyrukta bekledik ve slovenyaya girdik.

 evet burasida hirvatistanve sonrasinda makedonya

 ve belgrat.hernekadar resimle sirasiyla eklesemde gelince karismis. istanbula vardigimiz bir gece one gelmis.kusura bakmayin.



yunanistana girmis bulunuyoruz ve arkadaslar super bir ulke. otoban yag gibi valla yollara zakkumlar dikilmis.herseyiyle mukemmel.

 ve yunanistan selanik.cok yorgunduk ve gece saat 9 da selanige geldik. hemen guzel otel bulup daha dogrusu karsimiza cikan ilk otelde (otel rondo,yolunuz duserse tavsiye ederim.)yatar,yatmaz uyumusuz. guzel bir uykunun ardindan,sabah kahvaltimizi yapip arabayi oteli parkina biraktik ve belediye otobusuyle sehri tura ciktik. ve sonrasinda ataturkun dogdugu yerde dogdugu eve dogdugu odaya kadar gezdik. nasil bir duygu anlatamam,muhtesemdi.sanki o gunlerdeymisiz gibi geldi.



 bunlarda saygi deger ataturkumuzun basarili karneleri ve notlari. dusunsenize o zamanlar notlar 45 uzerinden 50 imis.ve butun puanlari hep bu puanlar uzerinden.


 selanik gezimiz



 sealnik gezimizden sonra epey yol aldik.ve iste en guzel ve muhtasem olan uzun yolculugumuzun ardindan ipsala.sinir kapisi. nasil hissediyorsunuz kendinizi bir bilseniz turk bayragini gorunce. inanin simdi bile yazarken tuylerim diken,diken. biz bulgaristan uzerinden gitmeyi istemedik tehlikeli ve kalabalik o yuzden yunanistan uzerinden gitmek en saglamiydi. yol biraz uzasada onemli degildi bizim icin.

 burada bir,kac saat bekledikten sonra turkiyemize vatanimiza giris yaptik.
 ve edirne,tekirdag derken gece saat 10 da istanbula giridik(. benim esim 8 kardes ve en kucukleri olan sonercim canim benim kendisi amerikan konsoloslugunda calisiyor.bunu abarti olarak degil inanin gurur duydugum icin yaziyorum.)sonercigimin evine vardik. bir gece kaldik.sabah uyanip bir rumeli hisari ve ortakoy gezimizden sonra emirganda bir aksam gecirdik.veeeee saat tam 11 de istanbuldan yola ciktik tekrar.

 yine bir sure yol aldik ve gece bolu duzcede uyuduk.sabh uyandik terar yola kirikkaleye dogru yol aldik.kirikkalede erzurumlularin dinlenme tesisilerinde kahvalti yapiktan sonra sivasa dogru yol aldik.
 sivas kongriesinin yapildigi bina.ve sonrasinda erzincana geldik. eee erzuruma az kaldi.ailemi gormek icin sabirsizlaniyorum.

 erzurum erzincan arasi iki bucuk saat.gece saat 9 da erzuruma vardik.

 erzurumun meshur cag kababi suuuupeeeer.afiyet olsun canim babacim canim esim
 iste meshur cag kababin nasil yapildigi. erzurumun meshur tarihi yerlerinden birtanesi cifte minareler
.

 ve birde erzurum meshur yerlerinden biriside tas han gumusun ve oltu tasinin islenip satildigi tarihi yapilardan birisi daha.
 erzurum resimlerinin bazilari ni almadi.
 erzrzm kosk bahcesinden bakir cay demliklerinden cay sefasi.

 erzurumda 4 gun kaldik ve veda aileme
 bazi hatalr var kusura bakmayin yeni oldugum icin resimleri en uste yerlestiriyorum yanlislikla
 canim ailem. ve bindan sonrasi tekrar erzincan oradan amasyaya dogru. esimle ben merakli oldugumuz icin amasya evlerini merak edip ve uzun bir yoldan sonra amasya

 bukadar guzeeligi ancak geze,geze gorebiliriz.tabi icinizde istek ve merakta olacak

 amasyadan sonra tekrar yol aldik.istikamet usak.esimin abisi orada oturuyor.
 usakta da 2 gun kaldiktan sonra 2 saatlik bir yolculuktan sonra iste izmirdeyiz. duruuuun orada ancak 1 gece kalabildik sonrasinda balikesir akcay.
 balkondan cektigim bir fotograf akcay cok guzel bir yer aslinda cok guzel yerlerini cektim ama bazi resimleri yuklemedi.

 esimin ailesiyle birlikte akcayda bir aksam gezisi.bir hafta deniz sefasinda, aksam gezilerinden sonra tekrar izmire donduk.izmiri coook seviyorum.



 super

 sahil evlerinde piknik


nekadar sirinler.ve soooon guzel bir tatilin ardindan evimize donduk
|
Yorum (4) :: Yorum yaz!
:: Bağlantı
|
17/8/2009 - cayi her yudumladigimda tebessum edicem:)))
Cay`i cok sevdigimi soyleyince,yasli bir teyze annaltti gecenlerde.bak hocam diye basladi soze...Cayin alt demligi evdeki kaynanadir;devamli kaynar durur..Ust demlik evdeki gelindir;alt demlik kaynadikca o olgunlasir,demlenir...Gelinin kocasi ise bardaktir;biraz kaynana doldurur onu biraz da gelin...Cocuklar cayin sekeridir;tat verir...Gorumce isecay kasigidir;arada bir gelir ve karistirir gider...Kaynataya gelince;o da bardak altidir;dokulenleri bir araya toplar...Cay deyip gecmemek lazim demek ki...durmak lazim..
|
Yorum (2) :: Yorum yaz!
:: Bağlantı
|
3/7/2009 - gorusmek uzere canim arkadaslarim ve blogumu ziyaret etmek istey
Kisa bir Ara Son zamanlarda evde oldugum halde pek guncelleyemiyordum zaten. Simdi araya bir de tatil giriyor. Yaklasik 1 ay buralarda olamayacagim. Temmuz sonunda gorusmek uzere size Allahaismarladik diyorum. Internet baglantim araliklarla olacak, yorumlariniz olursa cevaplama imkanim olabilir ama gecikmeler icin simdiden ozur diliyorum.
Bir ay burda hangi resim dursun diye aranirken, aklim yine ahududuya, cileklere gitti. Bu pastayi dun gelen misafirlerimiz icin yaptim. Ahududulu, Muzlu Sarlot ama farkli bir sunum sekli. Kedidili yerine her zaman yaptigim pandispanyayi buyuk tepside pisirdim. Iki adet 19 cm lik yuvarlak kestim. Geri kalanini 4,5 cm lik ince seritlere kestim. Her bir seritin uzerine ahududu receli surup, birbirinin uzerine istifleyerek ahududulu, katli bir dortgen pasta elde ettim. Sonra bunu strece s1k1ca sarip buzluga kaldirdim. Ertesi gun bu minik pastayi keskin bir bicakla dilimledim ve kalibimin kenari boyunca bu dilimleri dikine yerlestirdim. Ayni dilimlerin artanini bir ara kat olarak da kullandim. Yuvarlak pandispanyalari da pastanin alti ve ustu icin kullandim.
Tabii boyle uydurmaga baslayinca, ufak tefek aksakliklar oluyor. Gordugunuz gibi pastam hesabimdan biraz daha yuksek oldu ve kenarlar alcak kaldi. Onlari da file bademle kapattim. Daha sade gorunuslu bir pasta hayal ederken bu ortaya cikti. Ama tadi her zamanki gibi hafif ve guzeldi.
Hepinize saglikli, huzurlu ve mutlu bir yaz diliyorum.
|
Yorum (4) :: Yorum yaz!
:: Bağlantı
|
14/6/2009 - benim guzel turkiyem
İlkokulda bir şiir yazdığımı hatırlıyorum. Artık nereden, kimden esinlendi isem; hatta öğretmene de göstermiştim. Çok ilgilenmediğini de hatırlar gibiyim. Onu anımsadım bugün ülkemdeki doğa katliamı ve bilinçsiz su kullanımını hakkında kimi yazıları okuyunca. Çünkü ders kitaplarında bize bambaşka bir Türkiye öğretiliyordu. Dünyanın en güzel ülkesiydi, en güzel doğa bizdeydi, en önemli maden kaynakları bizdeydi, her yerden sular fışkırırdı vesaire vesaire… Ülkemiz kendi kendine yeterdi, asla namerde muhtaç olmayacaktık. Fena halde gurur vesilesiydi bunlar bizim için. Şiir; “Dağları, ovaları /Bağları, bayırları / / Herşeyiyle güzeldir / Benim güzel Türkiyem Irmakları akar şırıl şırıl / güneş doğar ışıl ışıl / Herşeyiyle güzeldir / Benim güzel Türkiyem” gibi dörtlüklerden oluşuyordu. Böyle 5-6 dörtlük vardı. Kuzuların melemesi de vardı, yemyeşil ovalar da vardı sanki şiirde. Hatırımda kalmamış daha fazlası. Kendi uydurduğumuza kendimiz inandık hep. “Vatan” kavramı ile doğayı çorba etmişiz. Vatan’ın kurak olması, çorak olması, dağ başında olması yahut sert kışların olması “vatan” kavramının içsel manasını değiştirmez, bağlılığı hiç etkilemez bu. Ama biz hayallerde yarattığımız bu vatana ait bir tabiat düzeninin, doğal kaynaklarının olmadığını; olanları da nasıl pis ettiğimizi görmemiz çok uzun sürmedi. Kimbilir, belki aynı masalı aynı ilkokul/ilköğretimde halen anlatıyordur öğretmenler. Hani olmaması o kadar koymaz da; kirletmemiz, yok etmemiz, önlem almamış olmamızdır koyan. Belki de bu öğretinin de bir etkisi vardı bu piç etmede. Nasıl olsa boldu bizde, birşey olmazdı.
|
Yorum (5) :: Yorum yaz!
:: Bağlantı
|
14/6/2009 - doga
Karga tulumba sürükledi Bahçeyi dozer. Bağ kütükleri, Kaysı dalları, ayvalar… Sürüklenip atıldı topluca. Harç karıp beton attılar. Diktiler binaları Bir dal bile dikmeden önüne. Çim yeşertmeye, Gül dalı tutturmaya calışıyorum Apartmanımızın kenarına. Çocuğuma doğayı yaşatacağım. Doğan Güneş
|
Yorum (1) :: Yorum yaz!
:: Bağlantı
|
|
|